Her şeyi gördü gözlerim sırtımda yorgunluğun kürkü
öldürdüm bütün hayvanlarımı döktüm sağdığım sütü
Bir bakanın karşısında el pençe divan dururken işçiler
benim gözümü kanattı sahipsiz grevler
geveleyip durdum bir çivi sözü içimde
direnenler kazandı yeraltını ama üstü kayıp
İçim bana buyur etti kapadım kendimi yeryüzüne
yeryüzü anlıyorum şimdi neden kapalıdır kendine
Ölülerdir benim dostlarım ben onlarla konuşurum
daha vakti gelmemiş cinler var içimde
belki de çoktan geçmiş ben duymamış
çekip gitmişler ayakları ben içinde
Yıkılıverdi şatom içimdeki çamurdan kuruttuğum
şiir bir artakalandır dedelerim kılıç artığı
bu ülkede güvercinlere dokunurlar Hrant
çıkarma sakın sırtından acı işlemeli abayı
Tersine bir bayramdır
bizim kutladığımız doğru magmaya
uçurtmalar salarız gökyüzüne bayrak yerine
gökküreye bakarken sürçer dilimiz
tırnak batar etimize bir coğrafya
kan içinde boydan boya
Metan gazı birikmiş koltuk altlarında
sömürgeler sömürgesi güzel ülkenin
kana susamış kanaviçeleri
dışarıya fışkırmış içindeki patlama
Bir şiir yazıyorum bitmek bilmeyen yer açmak için acılara
bir stadyum dolusu insan ölmüş kırk yılda
bir o kadarının üstü başı paramparça
çocuklar gülememiş çöllere bile bulaşmış kan
şairler bakmaz olmuş benlerinden dışarıya
Çünkü ne çok kan geçiyor bu şiirde
keşke dilim başka harflere de dönse
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder