29 Nisan 2026 Çarşamba

Bu ülkede güvercinlere dokunurlar Hrant

Her şeyi gördü gözlerim sırtımda yorgunluğun kürkü

öldürdüm bütün hayvanlarımı döktüm sağdığım sütü

 

Bir bakanın karşısında el pençe divan dururken işçiler

benim gözümü kanattı sahipsiz grevler

geveleyip durdum bir çivi sözü içimde

direnenler kazandı yeraltını ama üstü kayıp

 

İçim bana buyur etti kapadım kendimi yeryüzüne

yeryüzü anlıyorum şimdi neden kapalıdır kendine

 

Ölülerdir benim dostlarım ben onlarla konuşurum

daha vakti gelmemiş cinler var içimde

belki de çoktan geçmiş ben duymamış

çekip gitmişler ayakları ben içinde

 

Yıkılıverdi şatom içimdeki çamurdan kuruttuğum

şiir bir artakalandır dedelerim kılıç artığı

bu ülkede güvercinlere dokunurlar Hrant

çıkarma sakın sırtından acı işlemeli abayı

 

Tersine bir bayramdır

bizim kutladığımız doğru magmaya

uçurtmalar salarız gökyüzüne bayrak yerine

gökküreye bakarken sürçer dilimiz

tırnak batar etimize bir coğrafya

kan içinde boydan boya

 

Metan gazı birikmiş koltuk altlarında

sömürgeler sömürgesi güzel ülkenin

kana susamış kanaviçeleri

dışarıya fışkırmış içindeki patlama

 

Bir şiir yazıyorum bitmek bilmeyen yer açmak için acılara

bir stadyum dolusu insan ölmüş kırk yılda

bir o kadarının üstü başı paramparça

çocuklar gülememiş çöllere bile bulaşmış kan

şairler bakmaz olmuş benlerinden dışarıya

 

Çünkü ne çok kan geçiyor bu şiirde

keşke dilim başka harflere de dönse

 

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu ülkede güvercinlere dokunurlar Hrant

Her şeyi gördü gözlerim sırtımda yorgunluğun kürkü öldürdüm bütün hayvanlarımı döktüm sağdığım sütü   Bir bakanın karşısında el pençe ...