3 Mayıs 2026 Pazar

Peçetelere kusuyorum içimdeki şiddeti cinsel vanalarım kapalı

Peçetelere kusuyorum içimdeki şiddeti cinsel vanalarım kapalı

reçetelere konuşuyorum oynaşırken medcezir kalbim biraz ağlamaklı

hesaplarıma uymuyor hayatın matematiği sırtıma bir dağ yüklüyor

dağ dediğin eteklerinden başlar taşa değer ayaklarım ayaklarım bağlamaklı

 

Yeniden buldum yitirdiğim sesi şiirim artık çağlamaklı

ekliyorum adıma sessiz bir hayret çer çöp içinde yaşıyorum hayatı

şıkır şıkır süsleri içimde bir kadının içim dışımdan alacaklı

kafiyeler ektim kuyuma tekrarları boyadım avlum oldu rengârenk

kör jiletlerle kazıdım sakalımı yüzüm benzedi biraz kendime

gecenin üçünde uyanıyor ve şiir döküyorum rahmime

 

On yıl oldu kokusunu duymayalı bir kadının eksilen benim kanım

sel basıyor kumdan kuleleri batıyorum kendi etime bas bas bağırak

sürekli bakıyorum kendime sirenler çalıyor ne zaman geçsem öteye

bir alışveriştir ben ile benim aramda, tüylerim sara krizinde

 

Vebalının biriyim iç-gözümde midem bulanıyor ne zaman olsa içim

üzerimde binlerce göz üzerimde demir izleri kalbimle erittiğim

yaşamak bana iyi gelir sanmıştım şimdi her köşede ölümdür gözlediğim

dikenli teldir sınırlarda bildiğim bahçelerde herkesten gizlediğim

 

Ah! Unuttum söz etmeyi trenlerden atladı o haylaz çocuk

taş attı, cam kırdı ne yapsın dışındaki ülke bozuk

bir dize daha gerekiyor bana bu şiir bitsin için

ah!  diyor içimdeki soyguncu, abrakadabra

içimdeki hokkabaz, madrabaz ve şarlatanlara

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Peçetelere kusuyorum içimdeki şiddeti cinsel vanalarım kapalı

Peçetelere kusuyorum içimdeki şiddeti cinsel vanalarım kapalı reçetelere konuşuyorum oynaşırken medcezir kalbim biraz ağlamaklı hesaplar...