29 Mart 2026 Pazar

Ölüm Yenilmektir Diyen Aşil

Ellerimle halkalar çiziyorum bir ileri bir geri

kurumuyor suyu içimdeki kuyunun göğe doğru

yüzümü yıkadığım doldurduğum mataramı

aşksız ve arkadaşsız geçiyor yıllarım

 

Zevklerden pembeyi ekliyorum gökkuşağına

yağmur dökerken yeryüzüne güneş

basit şeylerde bulduğum tarih

uzun ince acısı ben olmanın

 

Kanlı ciğerler doğruyorum soframa

ağzımın kenarında sönmüş bir sigara

televizyon yıldızlarıyla süslüyorum hayallerimi

derin nefesler dolduruyorum karnım diyaframa 

 

Zevkten gebererek ölmek istiyor bir yanım tıpkı Mişel gibi

zihnimi taşımak istiyor bir yanım yıldızlara tıpkı Emanuel

duruyorum durduğum yerde nasıl olsa dönüyor dünya

etrafımda bir tur Wilhelm, etrafımda bir tur daha

 

Daha da soyuyorum çıplak kadınları rüyalarımda

şiddet diyorum bastırılmış esmerlerin koltuk altında birikmiş kokuya

ter kokusu mantar kokusu uzun bir yıkımı gerektiren

dinamitleyen bütün köprüleri dün ile yarın arasında

 

Bugün bu yazdığım dördüncü şimdi şiir

dördüncü şiirdir dövüyorum şedit kapılarını gerçeğin

biraz oyun döküyorum betonla kaplı tiranların tahtına

biraz asit süslüyor alt alta yazdığım sözcükleri

 

Büyüye inanıyorum kulaklarım açık bütün mitlere

atalarını özleyen süvarilerin arasında

zırhı düşmüş bir şövalye

çok uzaktan tanıyorlar beni

ben ki reddetmiş asilzade tüm eprimiş değerleri

 

Çok uzaktan tanıyorum ben o beni:

yaşayabilen onuru olmadan

ölüm yenilmektir diyen Aşil

şan, şeref, gurur ve perdeleyen ikinci benleri

kusursuz reddeden kusurlu çileleri

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ölüm Yenilmektir Diyen Aşil

Ellerimle halkalar çiziyorum bir ileri bir geri kurumuyor suyu içimdeki kuyunun göğe doğru yüzümü yıkadığım doldurduğum mataramı aşksı...