28 Mart 2026 Cumartesi

içime attığım çığlıklar işitmedi beni

  

Dünyaya adımını attın artık sen de bir hastasın

ne annenin rahmi ne de kasıkları babanın

yitirdiğin şey dönmeyecek geri

hazırlan bir ömür böyle geçecek

her mevsim her renk ama sen yastasın

 

Kelimeleri vuracaksın birbirine

meyhane bardaklarında dudaklarının izi

her köşe başında esrar çekeceksin

ruhuna dokunacak nerede rast gelsen bir yaraya

nerede göl görsen nerede sapsarı bir istasyon

herkes dağılacak evine akşam saatleri

sen bir başına garip bakacaksın içine - için gureba

 

Kafanı patlatacaksın yasak intihar güllerine

ilaç içeceksin o gün mutlaka gelecek

yalnız bir otel odasında ya da izbe bir evde

parasız arkadaşsız gebereceksin

bir Allah’ın kulu bakmayacak yüzüne

 

Sen bacak arasında bir işareti taşıyan

üzüntü gemilerin hala yanıyor limanlarında

nasıl dayandın bunca yıl

içinde biriken fare lağımlarına

 

Uyu şimdi uyuyabilirsen

baş edebilirsen çirkinliğiyle geçmişin

küçük bir kız çocuğu her yanına bulaşmış irin

 

Ben böyle çoğullaşmanın anasını sikeyim

ben böyle ıpıslak önünden bir paramparça

kendime saldırıyorum ellerimle koparıp

isimsiz kanaviçeleriyle annemin

kendime saldırıyorum bir petrol kuyusu gibi

içim simsiyah bir zift başımda dinmeyen alevi

 

Ah neler çıktı gömütümden beni gömdükleri

yassı bir eşya gibi bıraktığım dünyadaki suretim

içimde kötülük yoktu yemin ederim

yoksa şimdiye kadar asmıştı ellerim beni

 

Çocuktum masumdum büyüyünce başladı bu dil sürçmesi

bir büyüyle başlamıştı her şey meğer kaderle bitti

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

içime attığım çığlıklar işitmedi beni

   Dünyaya adımını attın artık sen de bir hastasın ne annenin rahmi ne de kasıkları babanın yitirdiğin şey dönmeyecek geri hazırlan bi...