Dünyaya adımını attın artık sen de bir hastasın
ne annenin rahmi ne de kasıkları babanın
yitirdiğin şey dönmeyecek geri
hazırlan bir ömür böyle geçecek
her mevsim her renk ama sen yastasın
Kelimeleri vuracaksın birbirine
meyhane bardaklarında dudaklarının izi
her köşe başında esrar çekeceksin
ruhuna dokunacak nerede rast gelsen bir yaraya
nerede göl görsen nerede sapsarı bir istasyon
herkes dağılacak evine akşam saatleri
sen bir başına garip bakacaksın içine - için gureba
Kafanı patlatacaksın yasak intihar güllerine
ilaç içeceksin o gün mutlaka gelecek
yalnız bir otel odasında ya da izbe bir evde
parasız arkadaşsız gebereceksin
bir Allah’ın kulu bakmayacak yüzüne
Sen bacak arasında bir işareti taşıyan
üzüntü gemilerin hala yanıyor limanlarında
nasıl dayandın bunca yıl
içinde biriken fare lağımlarına
Uyu şimdi uyuyabilirsen
baş edebilirsen çirkinliğiyle geçmişin
küçük bir kız çocuğu her yanına bulaşmış irin
Ben böyle çoğullaşmanın anasını sikeyim
ben böyle ıpıslak önünden bir paramparça
kendime saldırıyorum ellerimle koparıp
isimsiz kanaviçeleriyle annemin
kendime saldırıyorum bir petrol kuyusu gibi
içim simsiyah bir zift başımda dinmeyen alevi
Ah neler çıktı gömütümden beni gömdükleri
yassı bir eşya gibi bıraktığım dünyadaki suretim
içimde kötülük yoktu yemin ederim
yoksa şimdiye kadar asmıştı ellerim beni
Çocuktum masumdum büyüyünce başladı bu dil sürçmesi
bir büyüyle başlamıştı her şey meğer kaderle bitti
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder