6 Eylül 2024 Cuma

Olmalar Balosu

herkesin bir işi var bir de sevgilisi

çıkıverir sahneye en şık kıyafetiyle

işitilmez benliğin derinden işleyişi

 

herkesin bir evi var bir de eğlencesi

nihayet döndüğü ne kadar uzağa gitse de

ev insanı tamamlar yani ki insan eksiktir

 

herkesin bir oteli var yazları gittiği

tercihler, ben demeler, olmaklar

yani ki ben demek alışkanlıktır

 

herkesin damak tadı, sevdiği yemek

herkes kendinden ibaret ve yine de

kimse katlanamıyor yalnızlığa

 

herkesin bir arkadaşı var bir de

meyhanesi sürekli gittiği

herkes aşık olur herkes aldatır ya da tersi

 

herkesin arabası aldığı alkol giydiği çorap

herkes kendinden kaçarak

ölüm yokmuş gibi yaparak

 

içindeki dikeni törpüleyerek

herkes içindeki çocuğu öldürüp

kendi çocuğuna abanarak

dünya daha başka nasıl mahvedilir

herkesin elinde dünya birer oyuncak

 

herkes şaşırıyor bendeki yokluğa

ben de şaşkınım ama ben olmalar balosunda

 

21 Ağustos 2024 Çarşamba

Köpekler Giderken

senin işte şu cayır cayır yanan kalbim

derinden gelen şu uğultu kulaklarımda

küle dönmüş bir orman gibi özlemekten

çam ağaçları sincaplar ve yaban

ve ölüme götürülürken köpekler


köpeklerin son istekleri var mıdır acaba

asmak mı daha ekonomik kimyasallar mı

kimyasallar bir şirketin çıktı hükümete yakın

çığlık çığlığa ağladık bu vatan bizim


kırmızı et yememiz biraz ayıp kaçıyor bu çağda

et yemezsek düşen kan değerlerimizden tabiat sorumlu

mercimek ye yulaf ye ne var şart mı sofrada bir levrek

kendimle çelişiyorum kendime takıyorum bir çelme


cinayet o kadar içerde ki sene olmuş 2024

ve olası bir büyük savaştan söz ediyor basın yayın organları

biz daha anlamamışken organsız beden

savaş makinesi kurulup barbarlar fora


köpekler gidince geriye öldürmek kalacak

gücü gücü yetene altta kalanın canı çıksın

ve daha onlarca nahoş tekerleme

mesela göçmenle göçebe arasındaki fark

koyu bir gece gibi bir anda kararacak


mesela ben bu şiiri yazmak için üç gün ıstırap çektim

nemden bunaldım, açık denizlerde açık hava

ada etrafında bir kısa yürüyüş ve pazartesi günü işe gitmedim


arkadaşımın kanser olduğunu öğrendim

müteessirim şimdi topacı kırılmış bir çocuk gibi

ölüm bize çok önce sokuldu kabul

ama yine de o kadar yakın değildi sanki

aradaki fark şu: gençken biz ölüme giderdik

büyüdük o davetsiz geliyor şimdi


attığım zar geliyor aklıma hileli bileklerimle

yaşamayı sahiden hak ettik mi patron?

24 Haziran 2024 Pazartesi

Bu Şiirin Kimdir Seni?

Üzüldüm yine de ölmesine sayın kamburun

bir kadının kokusuna hasret

duyulmuyor belki biraz daha bağırayım

içimde çalan teneke trampet

 

İçimdeki kuşlara

anlatıyorum seni

içimdeki bahara

ödü patlamış bir ayak

dolaşıyor avlumda

 

Avucumda bir şelale

kanatlanıp duruyor

birdenbire sapsarı

avucumda kelaynak

 

Gökyüzü kimsesiz karıncalar uçmuyor

su taşıyorlar göçebe bir yangına

benim suyum derin bir kuyuda

küle dönüşüyor her şey hakikat başta

 

Okşasın biriniz saçlarımı biraz

bende çok gizli bir suç işli

lokomotifsiz tren vagonlarından

benim yüküm başka hüznüm garip

 

Sırrından ölür insan dolaştığı yer başka

herkesin unuttuğu bir büyucüyüm ben

büyüm sihir, uykum başka

11 Şubat 2024 Pazar

Çığlık

Çığlık

 

1

İnsan nedir ki beni sevin çığlığından başka

en derinde duydum bunu, bu suyla yıkandım

ah! dedim düştükçe garabete binlerce yaprak döküldü didem madak

sıkıldım karısını paylaşan adam videolarından

taşlandım Allah’ın lojmanında oturup onu pasif bulanlarca

bir dikişte bitirdim pasiflora yalapşap

ne çok gürültü var duyulmuyor içimiz

kadın yok esrar yok ben yokum

işçiyiz üstelik en yok kişiyiz yani dünyada

           

2

Her şeyi kirlettiler artık her şey kirli

sana Kürt olduğumu söylemedim ne de Ermeni

şiirimi aldım götürdüm

bütün hayatlar yanlıştı bütün saatler bozuk

 

3

Baba coğrafyadır anne kimya

baban senin kaderindir kızım


8 Ekim 2023 Pazar

İdil’e Gazel


 -Canım yeğenim İdil’e

Metin Eloğlu okudum kendime çeki düzen verdim

sordum şiir İdil’in neyi olur, İdil şiire gazel olur

 

Ahmet Erhan’dan sıkıldım sıkıldım dökülen gözyaşından

şiir benim kuyum olur uykum olur kuytum olur güzel olur

 

Bir avuç kül kalır benden geriye ateşe körük olur

insan insanda yaşar daima bir bakan elbet bulunur

 

Ergin Günçe okudum iyi gitti Turgut Uyar’ın üstüne

utandım ağlamaya, diri yanım kavrulur ülke olur

 

Uyudum uyandım unuttum hatırladım sular altında kalmış bir harita

lunaparklarda plajlarda sanatoryumlarda sabahladım, olmuş bulundum

 

Sinema önlerinde bekledim kerhanelerin kapısında

çekip vurdular beni gizli bir yerimden, vurulan yer bana hatıra

 

Şehir hatları vapurları, uçaklar, tramvaylar

ne çok zindan gezdim ayaklarımda yaralar kapkara

 

Hiç güleceğim yoktu derken Bahadır çıkageldi bir kolu kesik

kendimin altında kaldım kendimle savaştım kendimle barış

 

Köleler kurtardım unuttum almayı ilaçlarımı

sapsarı göğüsler taşıyan bir kara döpiyes

geçtim Macar bozkırlarını geçtim derin bir maceradan

konuğu oldum romanların, serçe parmağım havada

 

1 Eylül 2023 Cuma

İçli Şiirler Baladı

                                                                                                                                   - Emre Varışlı’ya

 

İçimiz var ama niye?

yüz bin göz vardır çünkü üstümüzde

ve kayıp bir ülke

 

İçimiz var ama niye?

çünküyüz iyinin ve kötünün sahnesinde

ve anlamsız bir anlam

ve bin yapraklı bir ağaç her adımda hışırdayan

 

İçimiz var ama niye?

çünkü tırpanını yemişiz devletin

çünkü sırtımız kan içinde

 

İçimiz var ama niye?

çünkü içimizde birikmiş dışarı çıkamayan her şey

ve birikmiş çürük bir su gibi durur öylece orada

doğru ile yanlış, tanrı ile şeytan

 

İçimiz var ama niye?

zayıfız çünkü karşı koymak için şedit iştiyaklara

cinler, ecinniler, huzursuzluk dikenleri

ve başkaldırı olduğu gibi şeylere

 

İçimiz var ama niye?

çünkü bir anne büyüttü bizi

babamızın ismiyle                     

 

Sahi senin için yok mu kardeş?

bunca telaşın içinde sana sürekli hatırlatan kendini


Kapatılmış hayvanlar olduğumuz için biteviye

ama yaşamanın kunduzu ama öfkeli ve saldırgan

ve iyi olmak zorunda, ve vicdanı kapkara

 

 

 

 


20 Temmuz 2023 Perşembe

Matmazel Dünebakan

Var mı ulan koymuyorum kendimi oraya hadi bakalım

Sayalım nereye varırlar az biraz kalkındırsak yaraları 


Deneme talimleriyle var ediyorum kendimi bir sön bir yan

Saçma bir korkuluğa tebelleş – ölümden var olum alabilir miyiz biraz?


Ben işte kendimi na buraya kadar kuruyorum tırnaklarımın ucuna

Tam ortasına koyuyorum oralarının kendime düşmem bir ihtimal

Neden gelip Galiçyalarını bana kokuturlar zırnık anlamam matmazel

Ben dönüp de bir resme bütünlüyken bakmam hiç


Marj marj kenara diyorum ora yancılarına marj marj kenara

Acısından bir lunapark yapabilir insan kendine yeterince delirirse

boğazınca bir deniz- ölüm ile hayat iki kayığıymış gibi bir sınır ustası

patlak bir isyan televizyonlarda kendisini ararken


oramıza yetmez lunapark dirilirken gemiler çekilmiş kalafatlara

çün’ deliler taşımaz bayrak - bir anonsun altında zırlar durur zarımız- 

“Çocuklar durun! buradan sonra yalnız Leviathan yaşayacak”

Dünyaya sırtını dönenin şarkısı

Olabilir, herkesin oğlu askerden eve ölü dönebilir Bayrak asılabilir kireçten kerpiçten evlere Ağıtlar arşa yükselebilir   Olabilir,...